İnanç Bildirgesi

I. Kutsal Kitap

Kutsal Kitap’ın Tanrı tarafından esinlendiğine, insanlar tarafından yazıldığına ve göksel öğretinin mükemmel hazinesi olduğuna inanıyoruz. Onun yazarı Tanrı’dır ve bu nedenle hata bulundurmaz ve tümüyle gerçektir. Tanrı tarafından yargılanacağımız ilkeleri açıklığa kavuşturur ve günahtan kurtuluşun tek yolunu açıklar. Dünyanın sonuna dek tüm insan davranışlarının, öğretilerinin, iman ikrarlarının ve düşüncelerin denetlenmesi gereken en yüce standart ve nihai otoritedir.

Say. 23:19; Yas. 4:1-2; Mez. 19:7-10; 119:89; Mez. 30:5-6; Yşa. 40:8; Mat. 5:17-18; Luk. 21:33; 24:44-46; Yu. 5:39; 17:17; Rom. 2:12; 15:4; 2Ti. 3:15-17; İbr. 1:1-2; 4:12; 1Pe. 1:25; 2Pe. 1:19-21; 1Yu. 4:1

II. Gerçek Tanrı

Yaşayan ve gerçek olan tek bir Tanrı olduğuna inanıyoruz. O sonsuz ve sınırsız Yaratıcıdır; göğün ve yerin ulu Kralı’dır. Merhametli, adaletli, sevecen Tanrı’dır ve yüceliği için kendi egemen iradesi uyarınca her şeye hükmeder. Kutsallıkta sözle ifade edilemeyecek kadar görkemlidir; tüm onur, güven ve sevgiye layıktır.

Yu. 4:24; Mez. 83:18; İbr. 3:4; Rom. 1:20; Yer. 10:10; Çık. 15:11; Mez. 147:5; Yşa. 6:3; 1Pe. 1:15-16; Vah. 4:6-8; Mar. 12:30; Vah. 4:11; Mat. 10:37; Yer. 2:12-13; Mat. 28:19; Yu. 15:26; 1Ko. 12:4-6; 1Yu. 5:7; Yu. 10:30; Yu. 5:17; Yu. 14:23; Yu. 17:5, 10; Elç. 5:3-4; 1Ko. 2:10-11; Flp. 2:5-6; Ef. 2:18; 2Ko. 13:14; Vah. 1:4-5

III. Üçlübirlik

Sonsuzluk boyunca üç farklı kişi – Baba, Oğul ve Kutsal Ruh – olarak var olan tek Tanrı’ya inanıyoruz. Kişilerin her biri tüm tanrısal niteliklerde birbirine eşit ve Tanrı’dır, yüce kurtuluş tasarısında her birinin farklı ve uyumlu rolleri bulunmaktadır.

Yas. 6:5; Mar. 12:29; Mar. 1:9-11; Mat. 28:19; Yu. 10:30; Elç. 5:3-4; Ef. 2:1

3a. Baba’nın tümüyle Tanrı ve yaratılış üzerinde tamamıyla egemen olduğuna inanıyoruz. O yaşamın tümünün kaynağıdır ve sonsuz egemenlik O’na aittir. O hem zamanda hem de sonsuzlukta gerçekleşen her olayın yazarıdır. O görkemli kurtuluş planı uyarınca insanları önceden bilir, seçer ve önceden belirler. Baba, Kutsal Ruh’un hizmeti aracılığıyla günahkârları Oğlu’na inanmaları için kendisine çeker. Baba onların günahlarını bağışlar ve kendi çocukları olarak onları evlat edinir. Böylece onları kendisiyle barıştırır.

Mat. 5:16, 6:5-14, 7:11, 18:35, 24:36, 28:19; Yu. 3:16, 5:22-26, 6:37-40, 6:44; 8:16, 10:10 27-29; 15:8, 16:23, 17:1-8; Elç. 1:7, 10:37; Rom. 5:1, 6:4, 8:15, 8:28-30; 1Ko. 8:6, 15:24; Gal. 1:1; Ef. 1:3-12, 4:6, 4:32; Flp. 2:9-11; 1Se. 2:4; İbr. 12:6-10, 13:15-20; 1Pe. 1:2, 1:17; 1Yu. 1:9, 3:22, 4:14; 2Yu. 1:4

3b. Oğul’un tümüyle Tanrı olduğuna ve Baba ile sonsuzluktan beri aynı yüceliğe sahip olduğuna inanıyoruz. Beden alışında Kutsal Ruh tarafından rahme yerleştirilmiş, bakire Meryem’den doğmuş ve İsa olarak adlandırılmıştır. Tümüyle Tanrı olarak kalırken tümüyle insan olarak insan doğasını üzerine almıştır. Günahsız bir yaşam sürmüş, günahkârlar için onların yerine ölmüş ve tüm inananların Rabbi ve Kurtarıcısı olarak ölümden dirilmiştir. İsa şimdi Baba Tanrı’nın sağında oturmakta ve inananlar ile Tanrı arasında aracı olarak hizmet etmektedir. Yakında günahkârları yargılamak ve O’na güvenenleri yanına almak için geri gelecektir.

Mat. 1:18-25, 4:1, 8:18-27, 11:19, 16:21, 26:42, 28:18-20; Mar. 4:38, 5:1-15, 10:45, 15:39; Luk. 1:34-35, 9:12-22, 22:70, 24:36-43; Yu. 1:1-18, 3:16, 4:6, 5:18-21, 8:58, 10:30, 11:27-35, 14:28, 19:28, 20:28-31; Elç. 1:11, 20:28; Rom. 1:4, 9:5; 1Ko. 15:3-4; 2Ko. 5:21; Gal. 2:20; Flp. 2:5-11; Kol. 1:13-19, 2:9; Tit. 1:3-4, 2:13-14; İbr. 1:1-2:3, 2:17, 4:12-14; 1Pe. 2:21; 2Pe. 1:1, 2:20, 3:18; 1Yu. 2:2, 4:2-3, 4:9, 4:15, 5:20; 2Yu. 7; Vah. 1:5, 2:18, 3:14, 19:11-16

3c. Kutsal Ruh’un tümüyle Tanrı olduğuna; Baba ve Oğul ile birlikte tanrılığın doluluğuna sahip olan sonsuz Ruh olduğuna inanıyoruz. O, Tanrı halkı arasında kurtuluş planını tamamlamak üzere Baba ve Oğul tarafından gönderilen Gerçeğin Ruhu’dur. O’nun başlıca hizmeti günahkârları günahları konusunda ikna etmek, onlara Mesih’te yeni yaşam vermek, onları hizmet için donatarak güçlendirmek ve kurtuluş gününe dek onları mühürlemek için müjdeyi yüreklerine uygulayarak İsa’yı övmelerini ve yüceltmelerini sağlamaktır.

Yer. 31:31-34; Hez. 36:22-27; Yu. 14:26, 15:26, 16:7-14; Elç. 7:51, 10:19, 11:12, 13:2, 15:28, 16:6, 21:11; Rom. 8:16, 8:27, 15:30; 1Ko. 2:10-14, 12:7-11; 2Ko. 3:1-6, 3:17-18, 13:14; Gal. 4:4-7; Ef. 1:13-14, 4:30; 1Se. 5:19; İbr. 10:29

IV. İnsanın Günaha Düşüşü

İnsanlığın Tanrı’nın suretinde yaratıldığına ve atalarımız Adem ve Havva’nın kendi seçimleriyle işlediği günah yüzünden hepimizin günahlı doğduğuna inanıyoruz. Bunun sonucu olarak bütün insanoğlu doğasında Tanrı’nın istediği kutsallıktan tümüyle yoksun ve kötülüğe tamamıyla eğilimli olduğundan, mecburiyetten değil ancak seçimlerinden dolayı günahkardır. Bu nedenle insanlık Tanrı’ya dönemez; gösterebileceği bir mazereti veya savunması yoktur ve sonsuz bir cezanın adil yargısı altındadır.

Yar. 1:27; Yar. 1:31; Vai. 7:29; Elç. 17:26-29; Yar. 2:16-17; Yar. 3:6-24; Rom. 5:12; Rom. 5:15-19; Mez. 51:5; Rom. 8:7; Yşa. 53:6; Yar. 6:12; Rom. 3:9-18; Ef. 2:1-3; Rom. 1:18, 32; Rom. 2:1-16; Gal. 3:10; Mat. 20:15; Hez. 18:19-20; Rom. 1:20; Rom. 3:19; Gal. 3:2

V. Kurtuluş Yolu

Günahkarların kurtuluşa sadece iman aracılığıyla, Tanrı’nın lütfuyla ve dünyanın kurtarıcısı İsa Mesih’in yaptıkları aracılığıyla sahip olabileceklerine inanıyoruz. O tümüyle Tanrı ve tümüyle insandır, Kutsal Ruh aracılığıyla Meryem’in rahminde var olmuştur, bakireden doğmuştur ve Baba’ya itaat ederek günahsız bir yaşam sürmüştür. Tanrı’nın Egemenliği’nin yolunu öğretmiş, mucizeler yapmış, acı çekmiş, ölmüş ve ölümden dirilmiştir. Ölümüyle günahlarımızın kefaretini ödemiş ve günahlarımızı bağışlatan kurban olmuştur ve günahlarımız O’nda bağışlanmıştır.

Tanrı’nın gazabını O üzerine almıştır. O’nun aracılığıyla Tanrı’nın ailesine evlat edinildik.

Ef. 2:3; Mat. 18:11; 1Yu. 4:10; 1Ko. 3:5-7; Elç. 15:11; Yu. 3:16; Yu. 1:1-14; İbr. 4:14; İbr. 12:24; Flp. 2:9, 14; 2Ko. 5:21; Yşa. 42:21; Flp. 2:8; Gal. 4:4-5; Rom. 3:21; Yşa. 53:4-5; Mat. 20:28; Rom. 4:25; Rom. 3:21-26; 1Yu. 2:3; 1Ko. 15:1-3; İbr. 9:13-15; İbr. 1:8; İbr. 1:3; Kol 3:1-4; İbr. 7:25; Kol. 2:18; İbr. 7:26; Mez. 89:19; Mez. 34:1-22

VI. Aklanma

Aklanma İsa Mesih’e inananların doğru ilan edilerek kutsanmasıdır. İsa Mesih’in doğruluğuna dayanarak günahların bağışlanması ve sonsuz yaşam vaadini içerir. Tanrı bunu yaptığımız herhangi iyi bir iş karşılığı olarak değil, sadece İsa Mesih’in yaptıklarına iman ettiğimizde bir armağan olarak verir.

Bu bizi Tanrı’nın esenliğine ve hoşnutluğuna kavuşturur. Sonsuzluk boyunca ve sonsuzluk için gereken bütün bereketleri bize sağlar.

Yu. 1:16; Ef. 3:8; Elç. 13:39; Yşa. 53:11-12; Rom. 5:1-2; Rom. 5:9; Zek. 13:1; Mat. 9:6; Elç. 10:43; Rom. 5:17; Tit. 3:5-7; 1Pe. 3:7; 1Yu. 2:25; Rom. 5:21; Rom. 4:4-5; Rom. 6:23; Flp. 3:7-9; Rom. 5:19; Rom. 3:24-26; Rom. 4:23-25; 1Yu. 2:12; Rom. 5:3; Rom. 5:11; 1Ko. 1:30-31; Mat. 6:33; 1Ti. 4:8

VII. Lütufla Kurtuluş

Kurtuluş bereketlerinin müjde aracılığıyla etnik köken, ırk, sosyal sınıf, cinsiyet gözetmeksizin herkese karşılıksız olarak sunulduğuna inanıyoruz. Herkesin ivedi görevi tövbekar ve itaatkar bir imanla müjdeyi kabul etmektir. Kurtuluşun önündeki tek engel, kişinin kendi günahlı hali ve bilerek Müjde’yi reddetmesidir. Dünyadaki en büyük günahkar bile Mesih’e iman ederek kurtuluşa kavuşabilir.

Yşa. 55:1; Vah. 22:17; Rom. 16:25-26; Mar. 1:15; Rom. 1:15-17; Yu. 5:40; Mat. 23:37; Rom. 9:32; Özd. 1:24; Elç. 13:46; Yu. 3:19; Mat. 11:20; Luk. 10:27; 2Se. 1:8

VIII. Yeniden Doğuş

Günahkarların kurtulması için yeniden doğmaları gerektiğine inanıyoruz. Yeniden doğuş, Kutsal Ruh'un yeni bir ruhsal yaşam verdiği ve isyankar yüreğimizi Tanrı'ya itaat etmekten, tövbe ve imanla O'na cevap vermekten zevk alan bir yürekle değiştirdiği, Tanrı'nın lütfunun bir ürünüdür. Böylesi bir durumda kişi kavrayamadığı bir şekilde Kutsal Ruh’un gücünün etkisi altında kalır. Bu, Tanrı’dan gelen gerçeğe bağlı olarak müjdeye gönüllü itaatimizi güvence altına alır. Bunun gerçekleştiğini gösteren kutsal ürünler olan tövbe ve iman yeni yaşamın kanıtları olur.

Yu. 3:3; Yu. 3:6-7; 1Ko. 3:14; Vah. 14:3; Vah. 21:27; 2Ko. 5:17; Hez. 36:26; Yas. 30:6; Rom. 2:28-29; Rom. 5:5; 1 Yu. 4:7; Yu. 3:8; Yu. 1:13; Yak. 1:16-18; 1Ko. 1:30; Flp. 2:13; 1Pe. 1:22-25; 1Yu. 5:1; Ef. 4:20-24; Kol. 3:9-11; Ef. 5:9; Rom. 8:9; Gal. 5:16-23; Ef. 3:14-21; Mat. 3:8-10; Mat. 7:20; 1Yu. 5:4, 18; Ef. 2:1-10

IX. Tövbe ve İman

Tövbe ve imanın yeniden doğuşta Kutsal Ruh’un ruhumuzda gerçekleştirdiği kutsal hizmeti olduğuna inanıyoruz. Bu hizmet sayesinde suçlu, aciz ve gazap tehlikesi altında olduğumuz; ve tek kurtuluş yolunun Mesih İsa olduğu konusunda ikna oluruz ve Tanrı’ya samimi bir pişmanlıkla günahlarımızı itiraf ederek ve merhamet dileyerek yaklaşırız. Aynı zamanda (Rabbimiz) İsa Mesih’i peygamberimiz, kâhinimiz, kralımız, Rabbimiz ve Tanrımız olarak içtenlikle kabul ederiz, tek ve tümüyle yeterli Kurtarıcımız olarak sadece O’na güveniriz.

Mar. 1:15; Elç. 11:18; Ef. 2:8; 1Yu. 5:1; Yu. 16:8; Elç. 2:37-38; Elç. 16:30-31; Luk. 18:13; Luk. 15:18-21; Yak. 4:7-10; 2Ko. 7:11; 1Ko. 10:12-13; Mez. 51:1-19; Rom. 10:9-11; Elç. 3:22-23; İbr. 4:14; Mez. 2:6; İbr. 1:8; İbr. 7:25; 2Ti. 1:12

X. Tanrı’nın Lütuf Amacı

Tanrı'nın sonsuz amacına göre, dünyanın yaratılmasından önce bazı insanları, Oğlu İsa Mesih'in hizmeti aracılığıyla yeniden doğup kurtulmak üzere lütufla seçtiğine inanıyoruz. Belirleme olarak da bilinen bu seçim, kişilerin yapacakları iyiliklere dayalı değil, yalnızca O'nun egemen merhameti, arzusu ve kendi yüceliği içindir. Tanrı'nın seçim lütfu, insanların Tanrı'nın huzurundaki sorumluluğunu azaltmaz ve insanın Mesih'e iman etme sorumluluğuyla tamamen uyumludur. Kutsal Kitap’a dayalı seçilmişlik öğretisi kadercilik değil, Tanrı’nın lütfuyla günahkarları Mesih’te kurtarma işidir. Tanrı'nın bu lütfu, O'nun sevgisini, merhametini, iyiliğini, bilgeliğini, kutsallığını, gücünü ve değişmez karakterini gösterir. Bu lütuf ayrıca övünmeyi ortadan kaldırır, güvence verir, alçakgönüllülüğü geliştirir, sevgiyi teşvik eder, duayı cesaretlendirir, müjdelemeyi besler ve Tanrı'nın kendilerine ait olanları koruması için Tanrı'ya olan güveni sağlamlaştırır.

2Ti. 1:8-9; Ef. 1:3-14; 1Pe. 1:1-2; Rom. 11:5-6; Yu. 15;16; 1Yu. 4:19; 2Se. 2:13-14; Elç. 13:48; Yu. 10:16; Mat. 20:16; Elç. 15:14; Çık. 33:18-19; Mat. 20:15; Ef. 1:11; Rom. 9:23-24; Yer. 31:3; Rom. 11:28-29; Yak. 1:17-18; 2Ti. 1:9; Rom. 11:32-36; 1Ko. 1:26-31; Rom. 3:27; Rom. 4:16; Kol. 3:12; 1Ko. 3:5-7; 1Ko. 15:10; 1Pe. 5:10; Elç. 1:24; 1Se. 2:13; 1Pe. 2:9; Luk. 18:7; Yu. 15:16; 1Se. 2:12; 2Ti. 2:10; 1Ko. 9:22; Rom. 8:28-30; Yu. 6:37-40; 1Se. 1:4-10; Yşa. 42:16; Rom. 11:29; 2Pe. 1:10-11; Flp. 3:12; İbr. 6:11

XI. Kutsallaştırılmak

Kutsallaştırılmanın Tanrı’nın isteğine uygun olarak O’nun kutsallığına ortak edilme sürecimiz olduğuna inanıyoruz. Kutsal Ruh’un bu hizmeti Hristiyanlar’ın İsa Mesih’in benzerliğine dönüştürülmesidir ve hayat boyu devam eder. Bu hizmet yeniden doğuş ile başlar ve ancak sonraki hayatta mükemmel şekilde tamamlanır. Mühürleyici ve Teselli edici olan Kutsal Ruh Tanrı Sözü’nü okuma ve dinlemeyi, kendini sınama ve duayı içeren ruhsal disiplinler aracılığıyla varlığı ve gücüyle imanlıların yüreklerinde kutsallaşma sürecini yaşam boyu devam ettirir. Bu süreç Hristiyanlar’ın etkin, kasıtlı ve ısrarlı olarak günaha karşı mücadele etmesini gerektirir.

1Se. 4:3; 1Se. 5:23; 2Ko. 7:1; 2Ko. 13:10; Flp. 3:12-16; 1Yu. 2:29; Rom. 8:5; Ef. 1:4; Özd. 4:18; 2Ko. 3:18; İbr. 6:1; 2Pe. 1:5-8; Yu. 3:6; Flp. 1:9-11; Ef. 1:13-14; Flp. 2:12-13; Ef. 4:11-12; 1Pe. 2:2; 2Pe. 3:18; 2Ko. 13:5; Luk. 11:35; Luk. 9:23; Mat. 26:41; Ef. 6:18; Ef. 4:30; İbr. 12:23

XII. Kutsalların Korunması

İçten imanlıların sadece sonuna kadar dayanan imanlılar olduğunu inanıyoruz. Onları içten olmayan bir ikrarda bulunanlardan ayıran büyük işaret Mesih’e sürdürdükleri bağlılıklarıdır. İmanlılar, ayartılmaya düşerek günah işleyebilirler, böylece Kutsal Ruh'u üzecek, Mesih ile olan paydaşlıklarını bozacak, O'nun adını lekeleyecek ve Tanrı'nın sevgi dolu disiplinine maruz kalacaklardır; ancak yine de iman yoluyla kurtuluşa erişmek için Tanrı'nın gücüyle korunacaklardır.

Yu. 8:31; 1Yu. 2:27-28; 1Yu. 3:9; 1Yu. 5:18; 1Yu. 2:19; Yu. 13:18; Mat. 13:20-21; Yu. 6:66-69; Eyü. 17:9; Rom. 8:28; Mat. 6:30-33; Yer. 32:40; Mez. 121:3; Mez. 91:11-12; Flp. 1:6; Flp. 2:13; Yah. 24:25; İbr 1:14; 2Kr. 6:16; İbr. 13:5; 1Yu. 4:4

XIII. Kutsal Yasa ve Müjde'nin Uyumu:

Biz, Tanrı'nın Yasası'nın O'nun ahlaki yönetiminin ebedi ve değişmez kuralı olduğuna; kutsal, adil ve iyi olduğuna inanıyoruz. Kutsal Yazıların, düşmüş insanın bu buyrukları yerine getirmekteki yetersizliğini, tamamen günaha olan sevgisinden kaynaklandığını belirttiğine inanıyoruz. Bu nedenle, onları günahtan kurtarmak ve bir Aracı, İsa Mesih, aracılığıyla kutsal Yasa’ya samimi bir itaate yeniden kavuşturmak, Müjde’nin ve görünür kilisenin kurulmasıyla ilişkili Lütuf Araçlarının en büyük amaçlarından biridir.

Rom. 3:31; Mat. 5:17; Luk. 16:17; Rom. 3:20; Rom. 4:15; Rom. 7:12; Rom. 7:7, 14-22; Gal. 3:21; Mez. 119:1-176; Rom. 8:7-8; Yşu. 24:19; Yer. 13:23; Yu. 6:44; Yu. 5:44; Rom. 8:2-4; Rom. 10:4; 1Ti. 1:5; İbr. 8:10; Yah. 20-21

XIV. Kilise

Evrensel ve görünmez kilisenin bütün çağlar boyunca tüm halklar, diller, insanlar ve uluslar arasından çağrılan Tanrı’nın halkı olduğuna inanıyoruz. Evrensel ve gözle görünmeyen kilise yerel kiliselerde görünür hale gelir. Yerel kilise binada toplansa da bir yer veya bina değildir. Yerel kilise vaftiz edilmiş imanlıların bir arada oluşturdukları topluluktur.

Gerçek kilisenin işareti Tanrı Sözü’nün doğru öğretilmesi ve törenlerin doğru yönetilmesidir. Kilisenin tek, üstün yetkilisi İsa Mesih’tir. Tanrı Sözü kiliseye hükmeder. Tanrı Sözü, ihtiyarların kiliseyi önder olarak gözetmek için verilen nitelikli erkekler olduğunu, diyakonların kiliseye hizmet etmesi gerektiğini, ve topluluğun üyelerinin üyeleri onaylama, öğretileri savunma ve Kutsal Yazılar gerektirdiğinde disiplin uygulama sorumluluğuna sahip olduğunu öğretir. Hem erkekler hem de kadınlar kilisede hizmet etmek üzere ruhsal armağanlara sahip olsalar da, Kutsal Yazılar’ın belirttiği niteliklere uygun olarak ihtiyarlık görevi ve vaaz verme sorumluluğu yalnızca erkeklerle sınırlıdır.

Kilisenin toplanması düzgün ve düzenli bir şekilde yapılmalı, armağanlar sadece karşılıklı gelişme için kullanılmalı ve yapılan her şey Tanrı Sözü’ne göre olmalıdır. Yerel kilise özerktir ve dışarıdan gelen herhangi bir yetki veya kontrolden özgürdür. Kendini yönetme hakkına sahiptir, birey veya organizasyonlardan oluşan hiyerarşilerin etkisinden özgürdür. Kilisenin misyonu topluluk olarak müjdeleyerek, öğrenci yetiştirerek ve yeni kiliseler kurarak Tanrı’nın görkemini dünyaya yansıtmaktır.

1Ko. 1:1-3; Mat. 18:17; Elç. 5:11; Elç. 8:1; Elç. 11:21-23; 1Ko. 4:17; 1Ko. 14:23; 1Ti. 3:5; Elç. 2:41-42; 2Ko. 8:5; Elç. 2:47; 1Ko. 5:12-13; 1Ko. 11:2; 2Se. 3:6; Rom. 16:17-20; 1Ko. 11:23-24; Mat. 18:15-20; 1Ko. 5:6; 2Ko. 2:17; 1Ko. 4:17; Mat. 28:20; Yu. 14:15; Yu. 15:12; 1Yu. 4:21; Yu. 14:21; 1Se. 4:2; 2Yu. 6; Gal. 6:2; Ef. 4:7; 1Ko. 14:12; Flp. 1:1; Elç. 14:23; Elç. 15:22; 1Ti. 3; Tit. 1

XV. Vaftiz ve Rab’bin Sofrası

Hristiyan vaftizinin bir imanlının Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un adıyla suya batırılarak; çarmıha gerilen, gömülen ve dirilen Kurtarıcısı’na imanını gösterdiği ciddi bir tören olduğuna inanıyoruz. Vaftiz kurtuluş sağlamaz ve kurtuluş için gerekli bir eylem değildir. Günaha ölümümüzü ve yeni yaşama dirilişimizi resmeder. Vaftiz İsa’nın bu konudaki buyruğuna itaat eylemidir ve iman ikrarından bulunan kişi yalnızca bir defaya mahsus olacak şekilde vaftiz edilir. Bir kiliseye üye olmanın ve Rab'bin Sofrası’na katılmanın ön koşuludur.

Rab’bin Sofrası’nın İsa’nın bizim uğrumuza feda ettiği bedenin ve dökülen kanının anıldığı ve ikinci gelişine dek ölümünün duyurulduğu tören olduğuna inanıyoruz. Vaftizde söylendiği gibi Rab’bin Sofrası da kurtuluş sağlamaz ve kurtuluş için gerekli bir eylem değildir, ancak İsa’nın bu konudaki buyruğuna itaat eylemidir. Rab’bin Sofrası sadece gerçek Mesih imanlıları tarafından alınmalıdır ve imanlılar sofradan almadan önce kendilerini sınamalıdır.

Ekmekte ve asmanın ürününde İsa Mesih’in asıl bedeni ve kanı bulunmamasına rağmen Rab’bin Sofrası’nda dirilmiş olan ve eşsiz bir şekilde orada bulunan Rab İsa halkıyla paydaşlık kurmaktadır. Rab’bin Sofrası her yerel kilise tarafından düzenli olarak alınmalıdır.

Elç. 8:36-39; Mat. 3:5-6; Yu. 3:22-23; Yu. 4:12; Mat. 28:19-20; Mar. 16:16; Elç. 2:38; Elç. 8:12; Elç. 16:32-34; Elç. 18:8; Elç. 10:47-48; Gal. 3:26-28; Rom. 6:4; Kol. 2:12; 1Pe. 3:20-21; Elç. 22:16; Elç. 2:41-42; 1Ko. 11:26; Mat. 26:26-29; Mar. 14:22-25; Luk. 22:14-20; 1Ko. 11:28; 1Ko. 5:1-8; 1Ko. 11:17-32; Yu. 6:26

XVI. Tapınmanın Düzenleyici İlkesi

Gerçek Tanrı’ya kabul edilebilir şekilde tapınmanın, bizzat Tanrı tarafından belirlenmiş olduğuna ve yalnızca O’nun açıkladığı iradesiyle sınırlandığına inanıyoruz. Bu nedenle, Tanrı’ya insan hayal gücüne, icatlarına, Şeytan’ın önerilerine göre, herhangi bir görünür tasvir aracılığıyla ya da Kutsal Yazılar’da buyurulmamış başka herhangi bir yolla tapınılamaz.

Yas. 12:32, Çık. 20:4–6, Mat. 15:9, Lev. 10:1–3, Kol. 2:20–23, Yu. 4:23–24, İbr. 12:28–29

XVII. Rab’bin Günü

Haftanın ilk gününün (Pazar günü) Rab'bin Günü olduğuna inanıyoruz. Bu gün, düzenli olarak hem toplu hem de bireysel olarak ibadet ve ruhsal bağlılık uygulamalarıyla değerlendirilmelidir.

Elç. 20:7; Yar. 2:3; Kol. 2:16-17; Mar. 2:27; Yu. 20:19; 1Ko. 16:1-2; Çık. 20:8; Yu. 1:10; Mez. 118:15, 24; Yşa. 58:13-14; Yşa. 56:2-8; İbr. 10:24-25; Elç. 11:26; Elç. 13:44; Lev. 19:30; Luk. 4:16; Elç. 17:2-3; Mez. 26:8; Mez. 87:3; İbr. 4:3-11

XVIII. Kilise Disiplini

Görevlerini sürekli ihmal eden veya Rabbimiz İsa Mesih’in ismine leke süren bir davranışta bulunan ve böylelikle kilisenin sağlığını bozan üyenin Rab’bin verdiği talimatlar ve Kutsal Yazılar’ın örneğine uygun biçimde ihtiyarlar tarafından uyarılması ve kilise disiplininin uygulanması gerektiğine inanıyoruz.

Sadece bireysel ve özel bir ortamda uyarı verilir; bu uyarı başarısız olursa kilise disiplini düşünülmelidir.

Kilise disiplininde atılabilir adımlar: İhtiyarlar veya topluluk tarafından uyarılmak, Rab’bin Sofrası’ndan belirli bir süre için uzaklaştırılmak, kilise görevinden alınmak ve kiliseden uzaklaştırılmak. Kilise disiplininin beş amacı vardır. İlk amaç, disiplin gören bireyin tövbe etmesi, barışması ve ruhsal gelişimidir. İkincisi, diğer Hristiyanların iyiliği ve doğrulukta eğitilmesi için onlara bir örnektir. Üçüncüsü, kilisenin tümünün paklığını korumaktır.

Dördüncüsü, topluluk olarak imanlı olmayanlara tanıklık görevimizi doğru biçimde yerine getirmektir. Beşincisi, nihai olarak Tanrı’nın kutsal karakterini yansıtarak O’na yücelik getirmektir.

Mat. 18:15-20; 1Ko. 5:1-13; 2Se. 3:6-16; 1Ti. 1:18-20, 5:19-20; Tit. 1:10-16; Gal. 6:1

XIX. Sivil Yönetim

Sivil yönetimin insan topluluğunun düzeni ve ihtiyaçları için Tanrı tarafından atandığına ve yetkililerin dualarımızda hatırlanması ve onlara hürmet edilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Vicdanın tek Rab’bi ve dünya krallarının hükümdarı olan Rab İsa Mesih’in isteğine karşı gelen şeyler dışındaki her konuda yetkililere itaat edilmelidir.

Rom. 13:1-7; Say. 16:18; 2Sa. 23:3; Çık. 18:23; Yer. 30:21; Mat. 22:21; Tit. 3:1; 1Pe. 2:13; 1Ti. 2:1-4; Elç. 5:29; Mat. 28:1-20; Dan. 3:15-18; Dan. 6:7-10; Elç. 4:18-20; Mat. 23:10; Rom. 14:4; Vah. 19:16; Mez. 72:11; Mez. 2:1-12; Rom. 14:9-13

XX. Evlilik, Aile ve Bekarlık

Tanrı’nın aileyi, insan toplumunun temel kurumu olarak belirlediğine inanıyoruz. Ailenin, evlilik, kan bağı ya da evlat edinme yoluyla birbirine bağlı kişilerden oluştuğuna inanıyoruz. Tanrı’nın her insanı mucizevi ve değişmez bir şekilde erkek ya da kadın olarak yarattığına ve evliliği, biyolojik bir erkek ile biyolojik bir kadının, Mesih ile Kilisesi arasındaki ilişkiyi yansıtan, ömür boyu sürecek özel ve antlaşmaya dayalı bir birliktelik olarak tanımladığına inanıyoruz.

Tanrı’nın evliliği, cinselliğin ve cinsel ilişkinin tek doğru yolu olarak belirlediğine ve evliliğin aynı zamanda üremenin Tanrı tarafından belirlenmiş bağlamı olduğuna inanıyoruz. Evlilik ve onun içindeki cinsel birliktelik, Mesih ve Kilisesi ile yaşayacağımız sonsuz birliğin daha büyük sevincine işaret eden geçici armağanlardır.

Aynı şekilde, bekârlık da geçicidir; ruhsal ve toplumsal açıdan iyilikler sunar ve iffetli bir yaşam sürdürüldüğü sürece Tanrı’nın isteğine uygundur. Bu nedenle, Mesih uğruna iffetle sürdürülen bekârlık, içinde bulunduğumuz çağda onurlandırılmalıdır.

Yar. 1:26-28; 2:15-25; 3:1-20; Yas. 6:4-9; Mez. 127:3-5; 139:13-16; Özd. 5:15-20; 18:22; Mal. 2:14-16; Mat. 5:31-32; 19:3-9; Mar. 10:6-12; Rom. 1:18-32; 1Ko. 7:1-17; Ef. 5:21-33; 6:1-4; Kol. 3:18-21; 1Ti. 5:8; Tit. 2:2-5; İbr. 13:4; 1Pe. 3:1-7

XXI. Gelecek Dünya

Dünyanın sonunun hızla yaklaştığına inanıyoruz. O son günde Mesih gökten inecek, ölüleri mezarlarından diriltecek ve tüm insanları son yargıya götürecektir. O zaman günahlılar ve doğru olanlar ayrılacaktır. Günahlılar yargılanıp cehennemde sonsuz bilinçli cezaya çarptırılacak, Mesih'te doğru olanlar ise yeni göklerde ve yeni yeryüzünde sonsuz bilinçli sevinçle ödüllendirilecektir. Bu yargı, Tanrı'nın değişmez ve tartışılmaz doğruluk ilkelerine dayalı olarak, insanların cennette veya cehennemde sonsuza kadar kalacakları son durumu belirleyecektir.

Dan. 12:2; Mat. 13:36-50, 24:31-46; Mar. 9:43-48; Luk. 14:14; Yu. 3:36, 4:36, 5:28-29, 6:40, 11:23-27; Elç. 1:11, 3:21, 10:42, 17:31, 1Se. 4:13-5:11; 2Se. 1:5-12; Vah. 20:1-22:21